Ana Sayfa Blog

Kablosuz Kulaklıklar Zararlı Mı ? O Kulaklığı Takarken Bir Daha Düşün !

0
Bluetooth Kulaklık Zararlı Mı ?

Toplu taşımada, sokakta, yolculukta, günlük hayatımızın parçası olarak çoğumuz kullanıyoruz. Belki de şu an bile kulağında. Ama bir dakika bu ses buna nasıl iletiliyor, nasıl bağlanıyor birbirine bu cihazlar ? Acaba bu bağlantı yolu beynimize zarar veriyor mu, kablosuz kulaklıklar zararlı mı ? Bununla ilgili Youtube videomuzu buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Bluetooth Teknolojisinin Tarihi

İletişim…İnsanlığın en büyük ihtiyaçlarından biri…Yokluğunun sonu psikolojik sorunlar; yanlış kurulmasının sonu kavga, gürültü ve hatta savaş, kan ve gözyaşı. Bluetooth teknolojisi de iletişim ihtiyacından doğan teknolojilerden biri. Bluetooth teknolojisi, ilk olarak 1990’lı yılların ortalarında geliştirilmiş. Ama günlük hayata yayılması biraz geç oldu benim çocukluğumda dahi telefonları birbirine değdirererek veri aktarımı sağlayan kızılötesi yerine bir telefonda bluetooth teknolojisinin olması çok fiyakalı gözüküyordu. Kablosuz veri aktarımı konusundaki teknolojik gelişmelerle birlikte gündelik hayatımızdaki önemi azalan bluetooth teknolojisi farklı bir alanda hayatımızda yerini aldı: Acaba kablosuz kulaklıklar zararlı mı ?

Blue-tooth, mavi diş. Ne alaka ? e “Mavi Diş” lakaplı Viking kralı Harald’dan ilham alınarak verilmiş bu isim. Kısa menzilli radyo teknolojilerinin geliştirilmesi için 1990’lı yıllarda SIG isimli bir grup kurulmuştu. Grubun ortakları çok bilindik. Birisi İntel, diğerlerinden biri telefon sektöründe o dönem lider konumda olup 2012 yılında tüm hisselerini ortağı Sony’e devreden Ericsson. Diğeri tarihin gördüğü belki de en dayanıklı telefon modeli 3310’u üreten 21. yüzyıl piyasasının bir dönem en güçlü telefon üreticisi Nokia ve bir diğer kurucu üye Toshiba ve İntel

 Bir gün bu kapsamdaki bir toplantıdan sonra Intel’den Jim Kardach, Ericsson’dan Sven Mattison birlikte bir şeyler içmeye giderler. Kardach tarihe çok meraklıydı ve o gün konuşulan konulardan biri de Kral Harald Bluetooth’du. Üretecekleri teknoloji de aslında buna benziyordu, Kral Harald’ın İskndinavya’yı birleştirdiği gibi bilgisayar ve mobil cihazları birleştirecekti. Zamanla Kardach’ın zihinde bu fikir gitgide güçlendi ve SIG isimli gruplarının Bluetooth ismi ile anılmasını teklif etti. Logosu da İskandinav harfleriyle Harald Bluetooth’un baş harflerinin kısaltılmasıyla oluşturuldu. Peki adını tarihte yaşamış bir kraldan alan bu teknolojinin sağlımıza bir zararı var mı, kablosuz kulaklıklar zararlı mı ?

Radyasyon Nedir ?

Yakın geçmişte Hiroşima ve Nagazaki’ye yapılan nükleer saldırılar, Çernobil faciası gibi olayların da etkisiyle günümüzde radyasyon kelimesini duyulduğunda ürperti oluşuyor. O yüzden öncelikle radyasyonun ne olduğunu anlamamız gerekiyor.

En basite indirgenmiş haliyle radyasyon belli bir merkezden her yöne doğru yayılan bir ışıma. Zaten kelimenin Türkçe karşılığı da ışıma demek. Radyasyonun farklı türleri var. Radyasyonun her türlüsünün zararlı olduğuna yönelik yanlış oluşmuş bir algı var. Gözle görebildiğimiz bütün ışık ışınları da radyasyonun bir parçası. Yani gördüğümüz renkler de radyasyonun-ışımanın- bir parçası.

Şunu belirtelim radyasyona maruz kalmayan insan yok. Dağda keşiş hayatı sürmeye karar verseniz dahi kaçamıyorsunuz, Güneş var. Bir yer bulalım Güneş’ten ve evrendeki ışık kaynaklarından uzak diyecek olursanız Büyük Patlama’dan arta kalan “Kozmik Mikrodalga Art Alan Işıması” yakanızı bırakmayacak.

Radyasyon Kaynakları Nelerdir ?

Radyasyonun dozunu etkileyen birçok faktör var, maruz kalınan süre, maruz kalan vücut bölgesinin büyüklüğü,kişinin kütlesi, yayılımın şiddeti, radyasyon kaynağına yakınlık gibi bir çok faktör etkili. Peki radyasyon kaynakları neler ?   En başta sen, evet sen. İnsan vücudu belli bir miktar radyasyon yayar. Yani aynı odada uyuduğunuz eşiniz, kardeşiniz, çocuğunuzdan da radyasyona maruz kalıyorsunuz. Sadece bu da değil mesela muz yediğinizde, havaalanlarında, uçak seyahatı esnasında, sigara içerken, 80 kilometre yarıçapınızda bir kömür madeni varsa belli bir miktar radyasyona maruz kalırsınız. Tabi ki radyasyona karşı bünyemizin belirli bir direnci var.

Maruz Kaldığınız Rasyasyon Miktarını Hesaplamak:

Bireysel olarak aldığınız radyasyon miktarını ölçmek için, dozimetre adı verilen bir cihazı kullanabilirsiniz. Tabii birçok sıradan vatandaşın aldığı radyasyon miktarını takip etmesine gerek yok; çünkü hemen hemen herkes güvenli seviyenin çok altında radyasyona maruz kalır. Yine de yıl içerisindeki radyasyon kotanızı nelerle doldurduğunuzu merak ediyorsanız, güvenli olması beklenen radyasyon seviyesini bir sonraki paragrafta öğrenebilir ve kalem kalem hesaplayarak yaklaşık olarak ne kadar radyasyona maruz kaldığınızı kabataslak hesaplayabilirsiniz.

Şimdi güvenli olması beklenen radyasyon seviyelerini (yılda 50.000 μSv, hatta 250.000 μSv’e kadar bile hasar almamak mümkün olabilir) ve bunu nasıl ölçeceğimizi öğrendiğimize göre, bu “kotamızı” nelerle doldurduğumuza genel bir bakış atabiliriz:

  • Deniz seviyesinde yaşayan birisi, yaklaşık 3.000 μSv radyasyona maruz kalır. Deniz seviyesinden yükseldikçe bu miktar da artar.
  • Cep telefonu kullanırken maruz kaldığınız radyasyon çok düşüktür. 1 μSv’den daha düşük. Çünkü cep telefonunun sinyal yayıcısı iyonize radyasyon üretmez.
  • İnsan vücudu, 0.05 μSv radyasyon saçar. Yani bir diğer insanın yanında uyuduğunuzda, arka plan radyasyonuna ek olarak 0.05 μSv radyasyona maruz kalırsınız.
  • Muz,içerisindeki potasyum dolayısıyla 0.1 μSv radyasyon barındırır.
  • Havaalanı güvenliğinden geçerken 0.25 μSv ek radyasyona maruz kalırsınız.
  • Bir kömür madeninden 80 kilometre yarıçapta bir alanda 1 sene boyunca yaşarsanız, 0.3 μSv ek radyasyona maruz kalırsınız.
  • Kolunuzun X-ray görüntüsünü çektirdiğinizde, anlık olarak 1 μSv ek radyasyon alırsınız.
  • 1 yıl boyunca CRT monitör (eski bilgisayarlar veya eski televizyonlar) kullanacak olursanız, 1 μSv ek radyasyon alırsınız.
  • Diş X-rayi çektirmek, 5 μSv ek radyasyona maruz kalmanıza sebep olur.
  • Yerden 10.000 metre yükseklikte, mesafe olarak 10.000 kilometre civarında bir uçak seyahati yaparsanız, 100-120 μSv ek radyasyona maruz kalırsınız.
  • Göğüs X-rayi çektirmek 20 μSv ek radyasyona sebep olacaktır.
  • Eğer tuz yerine potasyum klorür tüketirseniz veya potasyumca zengin olan muz veya Brezilya fıstıkları gibi besinleri çok tüketecek olursanız, tükettiğiniz miktara bağlı olarak yılda yaklaşık 100 μSv civarında ek radyasyona maruz kalırsınız. Ancak unutmayın: “Potasyum, kaslarınızın düzgün çalışabilmesi gereklidir. Radyasyondan kurtulmaya çalışırken, vücudunuzun fonksiyonlarını bozmamaya dikkat edin. Radyasyon, belli bir dozun altında kaldığı sürece zararlı değildir.
  • Bir nükleer santralin etrafına saçmasına izin verilen maksimum radyasyon miktarı 250 μSv dolaylarındadır. Hedef, bunu 30 μSv düzeylerine indirebilmektir.
  • Genel halkın 1 yıl içinde maruz kalmasına izin verilen radyasyon miktarı 1000 μSv (1 mSv) civarındadır.
  • Kafanızın CT taraması çekildiğinde maruz kaldığınız ek radyasyon 2 mSv civarındadır.
  • Kardiyak stres testleri sırasında 2-5 mSv radyasyona maruz kalınır.
  • 2010 yılında Çernobil topraklarında 1 saat geçirmek 6 mSv civarında ek radyasyona sebep olur; ancak tabii bu, lokasyona bağlı olarak ciddi miktarda değişmektedir.
  • Göğüs CT taraması 7 mSv radyasyona maruz kalmanıza sebep olur.
  • 1 yıl boyunca günde bir buçuk paket sigara içmek sizi 36 mSv ek radyasyona maruz bırakır.
  • ABD’de radyasyon ile temas eden işçilerin 1 yılda almasına izin verilen doz 50 mSv düzeyindedir.
  • Kanser riski ile tartışmasız bir şekilde ilişkilendirilmiş 1 yıllık radyasyon miktarı 100 mSv civarındadır.
  • 500 mSv radyasyona 1 gün maruz kalmanız halinde, kan hücrelerinizde geçici olarak azalma görülür; ancak birkaç gün sonra normale dönersiniz.
  • Tiroit bezinin tedavisi için kullanılan radyoaktif iyot dolayısıyla hastalar 200 mSv ek radyasyona maruz kalırlar. Aslında vücuda 10 milyon milirem (100 Sv) radyasyon verilir; ancak bunun neredeyse tamamı tiroit dokusunda kalır, 200 mSv civarı ise vücudun geri kalanına yayılır. Kanseri öldürmek için verilen radyoaktif ışınlarda ise 60 Sv radyasyon bulunur; fakat tıpkı tiroit bezi tedavisinde olduğu gibi, kanser tedavisinde de vücudun geneline yayılan radyasyon miktarı bundan çok daha azdır.
  • Eğer çok kısa bir sürede, bir anda alınacak olursa, radyasyon zehirlenmesi semptomlarını görmeyi bekleyeceğimiz radyasyon dozu 400 mSv civarındadır; ancak bu, duruma ve kişiye göre çok değişmektedir.
  • Bir seferde almanız halinde sizi hasta etmesi kesin olan radyasyon miktarı 1.000 mSv (1 Sv) civarındadır.
  • Bazı durumlarda ölümcül olan, ileri düzey radyasyon zehirlenmesi 2000 mSv (2 Sv) civarında başlar.
  • Neredeyse her zaman ölümcül olan, hızlıca müdahale edilmesi halinde çok nadiren hastaların kurtulabildiği doz seviyesi 4 Sv civarındadır. Tedavi edilmemesi halinde 4-6 hafta içinde ölümle sonuçlanır.
  • 6 Sv doza birkaç saat maruz kalan insanlar genellikle 2-4 hafta içinde ölürler.
  • Tedavi edilse bile ölümcül olması kesin olan doz 8 Sv civarındadır. 10 Sv civarında radyasyonu birkaç saat almanız halinde 2 hafta içinde ölmeniz beklenir.
  • 30 Sv ve üzeri radyasyonu birkaç saat aldığınızda, nöbetler ve titremeler geçirirsiniz ve 48 saat içinde ölürsünüz.
  • Çernobil reaktörünün yanında, patlamadan sonra 10 dakika kadar kaldığınızda alacağınız radyasyon 50 Sv civarındadır.
  • Tek tek hesaplamak zor geldiyse ben söyleyeyim; yıl içerisinde maruz kalacağınız toplam radyasyon 4 mSv civarındadır; bunun %85’i doğal kaynaklardan, geri kalanı tıbbi cihazlardan gelir.

Radyasyon Türleri Nelerdir ? Her Radyasyon Zararlı Mı ?

Canlıların sağlığına etki etmesi bakımından bakmamız gereken ayrım iyonize ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyon. İyonize radyasyon canlılar açısından ölümcül seviyelere varabilecek tehlikeler taşırken iyonize olmayanlar için böyle bir etki söz konusu değil. Radyo frekansları da iyonize olmayan radyasyon türü. Bluetooth, basit ifadeyle kısa mesafeli bir radyo frekansına dayanan bir teknoloji. Yani iyonize olmayan bir radyasyon türü. Temel noktayı oturttuk. Peki iyonize olmayan radyasyona uzun süre maruz kalmak canlıların sağlığını etkileyebilir mi, kablosuz kulaklıklar zararlı mı ?

Kablosuz Kulaklıklar Zararlı Mı ?

2011 yılında Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı bu tip radyasyonu insanlar için kanserojen etkiye sahip olabilir olarak sınıflandırdı. Bununla birlikte, FDA- kendisi ABD Sağlık Bakanlığına bağlı bir kurum, Amerika Birleşik Devletleri’nde, cep telefonu kullanımındaki artışa rağmen beyin kanseri oranlarının aynı kaldığını belirtiyor. Buna göre de cep telefonu kullanımının, yani iyonize olmayan radyasyona uzun süre maruz kalma’nın beyin kanseri riskini artırma noktasında bir etkiye sahip olmayabileceğini, yani basit anlatımla, “Kablosuz kulaklıklar zararlı mı” sorusuna yanıt olarak “Kablosuz kulaklıklar böyle bir etki taşımıyor olabilir.” diyorlar.

Demek ki bu konuda şu anda karşı karşıya olduğumuz en büyük sorun, hangi radyo frekansı seviyelerinin sağlığımız için bir tehdit oluşturabileceğidir. “Kablosuz kulaklıkların şöyle bir artısı var, telefonla konuşurken telefonu kulağa götürmektense kablosuz kulaklık kullanmak maruz kalınan radyasyon miktarını büyük oranda düşürüyor. Çünkü Bluetooth kulaklıkların yaydığı radyasyon miktarı, cep telefonundan yayılandan önemli ölçüde daha az. Tabi daha da uygun olanı telefonu hoparlöre almak veya kablolu kulaklık kullanmak.

Burada Özgül Emilim Oranından bahsetmek gerekiyor. Spesifik soğurma oranı ve İngilizce kısaltması olan “SAR” şeklinde de duymuş olabilirsiniz . Apple ürünleriiçin bu oran kilogram başına yaklaşık 0,46 watt. Şu anda kablosuz cihazlar için bu oranın kilogram başına 1,6 watt veya daha az olmasının güvenli olduğu öngörülüyor. Ancak birçok bilim insanı bu oranın hesaplanmasında, düşük radyasyon düzeylerine uzun süre maruz kalınmasına yönelik risklerin etkili bir şekilde hesaba katılmadığından endişe ediyorlar. Daha düşük SAR seviyelerinde bile, kablosuz cihazların uzun süreli kullanımının zamanla sağlığımıza zarar verebileceğini öne sürüyorlar.

Demek ki; kısa vadede kablosuz kulaklıkların ve bluetooth teknolojisinin insan sağlığını tehlikeye attığına yönelik elde edilmiş bir bulgu söz konusu değil. Ancak bluetooth teknolojisinin yeni bir teknoloji olması sebebiyle uzun vadede insan sağlığına bir zarar verip vermediğiyle ilgili öngörüde bulunmak zor. Tabi ilerleyen zamanlarda bu teknolojinin yaşı ortalama bir insan ömrüne yaklaştığı zaman çok daha net veriler ortaya konulabilir. Yani net olarak bir şey söyleyebilmek için, bu verilerin ortaya konulabilmesi için bir mücadele gerekiyor, bilim mücadelesi. Radyasyon alanında bu mücadelenin öncülerinden Marie Curie, bu mücadeleyi şöyle özetliyor: “Hayatta korkulacak hiçbir şey yoktur. Sadece anlaşılacak şeyler vardır. Şimdi, anlama zamanıdır.”

İleri Okumalar

https://www.newport.com/t/pulsed-radiation

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23619813/

https://web.archive.org/web/*/https://news.mit.edu/1994/safe-0105

Koronavirüs rüyalarımıza saldırıyor ! |Koronavirüsün rüyalarımıza etkisi

0
Koronavirüsün rüyalarımıza etkisi

Merhaba arkadaşlar Ben Oğuzhan Kendini Geliştirme Vakti’ne hoşgeldiniz. Bildiğiniz gibi akademik hayatımız sebebiyle bir süredir Youtube içeriği hazırlayamıyor ve web sitemizi aktif kullanamıyorduk ancak bu süreçte Nuh’la birlikte nasıl içerikler oluşturmamız gerektiğine dair bir arayış içerisindeydik. Bu arayışta şu soruyu sorduk: Acaba çok okuyan mı daha iyi bilir yoksa çok gezen mi ? Sonra dedik ki, neden bu ikisini bir potada eriterek içerikler hazırlamıyoruz ? Artık Youtube kanalımızda benimle beraber okuyacağız, Nuh’la beraber de gezeceğiz. Youtube kanalımıza buraya tıklayarak abone olabilirsiniz. Bunun yanında web sitemizi de çok daha aktif kullanacağız. Peki bu yoğun tempo için öncelikli olarak ne gerekiyor bize ? Zihin rahatlığı. Peki buna erişmek için ne gerekli ? Uyku. “Gözlerini açtın, tavanı görüyorsun veya odan yan duruyor gözlerinin önünde. Çok kısa bir süre acaba yaşadığım gerçek miydi diye düşünüyorsun ve o an tüm gördüklerinin rüya olduğunun farkına varıyorsun.” Çoğu kişinin keşke basit bir kâbus olsaydı dediği zamanlar geçiriyoruz. Koronavirüs pandemisinin yaşantımızı nasıl etkilediğini zaten biliyoruz, peki ya koronavirüs, rüyalarımızı nasıl etkiliyor ?

Neden rüya görüyoruz sorusunu cevaplamadan önce uykunun ne olduğunu anlamamız gerekiyor. Ortalama olarak bir insanın ömrünün üçte biri uykuda geçiyor. 54 yıl yaşasanız dile kolay 18 yılını gözleriniz kapalı, uyku halinde geçiriyorsunuz. Türk Dil Kurumu’na göre uyku “Dış uyaranlara karşı bilincin, bütünüyle veya bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu”. Aslına bakarsak bu tanım çok doğru bir tanım değil. Çünkü her türlü etkinlik büyük ölçüde azalmıyor, özellikle beyin sistemi ve hormonal sistem son derece aktif.

Uyku esnasında metabolizma hızımız yavaşlar ve bu sayede dinlenme gerçekleşir. Metabolizma hızı önemli çünkü kilomuzu etkileyen önemli bir faktör bu. Stres durumu, gün içindeki fiziksel aktivite, son birkaç gecede kaç saat uyunduğu, beslenme durumu, en son ne zaman yemek yenildiği, oda sıcaklığı gibi birçok unsur, metabolizmanızın uyku sırasındaki hızını etkiler. Paul Lee’nin yürüttüğü bir araştırmada  metabolizma hızına bağlı birçok sonuç ortaya kondu:

  • Bu araştırmada sıcaklığı 18 santigrat derece olan bir odada uyuyanların 25 derecelik odada uyuyanlara göre yaklaşık %7 oranında daha fazla kalori yaktıkları ortaya çıktı. Sebebi 18 derecelik odada vücudunun ısıtılması için daha fazla metabolik faaliyet gerekmesi.
  • Ayrıca “Günlük uyku ihtiyacı” kadar uyuyanlar, daha az uyuyanlara göre daha fazla kalori yakar. “Sadece aptallar 8 saat uyur” gibi popülist ve bilimsel dayanaktan yoksun söylemlere çok itibar edilmemesi gerekiyor. Burada bir kişisel deneyimimden de bahsetmek istiyorum. Yaklaşık 5-6 yıl önce, 7-8 aylık  bir süreç boyunca günlük 3-4 saat civarı uyuyordum. Bu şekilde farklı aktivitelere ayıracak vaktimizin olduğu doğru ancak bu aktivitelerdeki etkinlik süremiz, verimliliğimiz oldukça düşüyor, insanın olur olmadık yerde uykusu geliyor. Bunların yanında farklı ortopedik rahatsızlıklar da baş gösterebiliyor.
  • Ayrıca uzun dönem aç kalındığında vücudumuz yağları zor durumda kullanabilmek için metabolizma hızımızı yavaşlatır ki zaten uzun süre aç kalırsanız beyniniz yaşam fonksiyonlarınızı sağlıklı olarak sürdürebilmek için beslenmeniz gerektiği konusunda sizi uyaracak ve açlık hissi oluşacaktır.

Aç veya tok, bir şekilde uyuduk diyelim. Artık karaciğer, böbrek gibi organların dinlenme vakti ama beynimiz için değil, o hala işbaşında.

Beynin bazı bölgelerinin uyku sırasındaki elektrokimyasal faaliyet esnasında istemsiz olarak uyarılmasıyla rüya oluşur. Peki “Neden olumsuz rüyalarımızı çok daha iyi hatırlarız ?” sorusunun cevabı -bana göre- tehdit simülasyonu teorisinde saklı.  Bu teoriye göre, rüya görürken rüyamızdaki unsurlarla yüzleşmek zorunda olmadığımız için bir nevi olumsuz şartlarla baş edebilmenin simülasyonunu yaşamış oluruz. Peki günümüzün olumsuz şartı olan koronavirüs rüyalarımızı nasıl etkiliyor ? Plos One dergisinde yayınlanan bir makalede araştırmacılar, bu sorunun üstüne yürüyor ve bu yazının hazırlandığı gün açıklanan resmi Covid-19 vaka sayısı olarak 3, ölüm sayısı olarak 2. sırada olan Brezilya’da 67 farklı kişinin 239 rüyasını raporluyor. “Raporluyor”dan kastım şu; bir mobil uygulama geliştiriyorlar ve katılımcılardan, uyandıktan hemen sonra rüyalarını bu mobil uygulama üzerinden bildirmelerini isteniyor.

Daha önce benzer konuda yapılan bir araştırma var Nazi dönemine ait. Bu araştırmaya göre savaş esirleri sık sık, bulundukları Nazi kampının sıkıntısı hakkında; savaşlar, hapis, kaçış ve yemek temalı rüyalar görüyorlardı.

Şimdi bahsettiğimiz araştırma çerçevesinde elde edilen ilk bulgu; pandemik rüya raporları genel olarak salgın öncesi rüya raporlarından daha fazla kelime içeriyor olmasıydı ancak bu, bizi bir sonuca götürmez. Bunun muhtemel sebebi gün boyu evde oldukları için katılımcıların rüyalarını raporlayabilecekleri daha fazla vakitlerinin olması. Bunun yanında pandemi dönemi rüyaları için öfke ve üzüntü ile ilgili kelimelerin oranı da yüksekti. Rüya raporu temizlikle ne kadar ilişkiliyse, rüyayı görenin kendini karantinaya alma yoğunluğunun o kadar fazla olduğu görüldü.

Burada daha fazla araştırmanın teknik ayrıntılarına girmek istemiyorum. İlgili makaleye ulaşmak isteyenler buradan veya yazının sonunda bulunan “ileri okumalar” bölümünden ulaşabilirler. Teknik ayrıntılardan bahsetmek yerine araştırmada bana göre ulaşılan önemli sonuçlardan bahsetmek istiyorum. Virüs tehdidi dışında, rüya içeriklerindeki değişikliklerin temelindeki ana itici güçlerden biri -maske kullanımı, ekstra hijyen, sosyal mesafe gibi- yeni sosyal kurallara uyumdu. Aslında beynimiz, bizi karşılaşılması muhtemel problemlere hazırlıyordu.

Araştırmacılar bir diğer önemli sonuca şu sorudan yola çıkarak ulaşıyorlar: “Rüyaların gözlemlenmesi, -yani not alınması, farklı kişilerle paylaşılması- yaşadığımız veya olası bir acıyı hafifletmeye yardımcı olabilir mi?” diyorlar ve ekliyorlar, “Rüyaları gözlemlemek ve raporlamak gibi basit bir eylem, ruh sağlığı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabilir. Rüyaları gözlemlemek ve anlatmak, bireylerin kaygı ve üzüntü içeren zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olabilir.”

İçinize attığınız problemleriniz birçok farklı hastalığı tetikliyor ve hastalık gelip çatana kadar kazanın içinde kaynayan kurbağa gibi sonun farkına bile varmıyorsunuz. Sağlığınızı çalan bu hırsızı bünyenizden söküp atmak sizin elinizde, yeter ki kendinize inanın, buna yönelik irade gösterin.

İleri Okumalar:

ÖZGÜVEN GELİŞTİR – ÖZGÜVEN KAZANMAK İÇİN BİLİMSEL 6 YÖNTEM

0

Eğer bu yazıyı okuyorsan sende muhtemelen bu aralar bir özgüven eksikliği içerisindesin.Özgüven kazanmanın,özgüvenini yeniden inşaa etmenin yollarını arıyorsun.Bu yazımızda Özgüvenini nasıl kazanırsın,Özgüven Nasıl gelişir? Özgüven Nedir? ÖZgüveni Geliştirecek Yöntemler gibi soruların cevaplarını anlatmaya çalışacağım.

Ya benim okuma ile çok aram yok diyorsan aşağıdaki youtube linki tam sana göre.Orada bu yazıda geçen içeriği video şeklinde sana sunduk.

Şimdi ise has tayfa ile beraberiz okumayı seven,kendini geliştirmeyi seven tayfa ile neyse devam edelim Özgüven konumuza.

1)ÖZGÜVEN NEDİR?

Özgüven, kişinin kendini tanıması,kendini analiz edebilmesi demektir.Doğrusunu, yanlışını kavrayabilmek demektir.Bir karar alırken başkalarının empose etmesi ile değilde kendi kararımızı verebilmek demektir.Özgüven sahibi olmak dış mihrakların senin üzerinde olumsuz etki sağlamasını engellemektir.

Gel gelelim bu özgüven reisi nasıl geliştirebileceğimize;

2)ÖZGÜVEN GELİŞİMİ İÇİN KANITLANMIŞ 6 YÖNTEM

2.1: Özgüven Geliştir : Kendini Sev-Kendinle Övün

Özgüveni eksik olan insanlarda görülen problemlerden biriside kendisini sevme,kendisi ile övünme, kendisinin bir şey başardığını düşünmeme hissidir. Hatta çok önemli bir şey başarsalar bile daima o olaydaki başarısızlıklarına, hatalarına odaklanırlar.

Hayal edin bir göreviniz var ve onu başardınız mutlu olacağınız insanlara bak bunu yaptım diyebileceğiniz yerde kendinizden utanıyorsunuz ve başkasının senden kesin daha iyi yaptığını kendinin beceriksiz ve özgüvensiz olduğunu düşünüyorsunuz.

Belki de işinizde gerçekten çok başarılısınız, belki de çok yeteneklisiniz ama susarak, onu anlatma cesareti bulamayarak kariyerinizi mahvediyorsunuz.

Bu hayat engelini aşmak için kendin ile övünmeyi öğrenmelisin. Kendin ile övünmek diyorum ama bunu ben dağları taşları yarattım gibi boş bir düşünce tarzını betimlemek için değilde gerçekten kendi değerini bilmenin gerektiğini söylemek için kullanıyorum. Gel gelelim ne yapman gerektiğine;

Bir işi bitirdikten sonra kendine bir zaman ayır ve o işi yaparken ki başardığın, hallettiğin zorlukları düşün.Bu iş belki sana teklif edildikten sonra aklından lan yapamazsam,kesin yapamam vs gibi olumsuz düşünceler geçirdin.Etrafındakilerin çoğuda işi almamak için sağa sola  saklandı ama sen aldın ve bitirdin.Bu bitirme ve zorlukları aşma durumundan dolayı kendinle gurur duymalısın.Vay be harbi yaptım demelisin ve küçük ayrıntılara takılmadan helal lan bana diyip kendinle gurur duymayı öğrenmelisin.Sonra da bu gururun özgüveni nasıl geliştirdiğini görebilirsin.

2.2: Özgüven Geliştir : Yeni Bir Beceri Öğren

Ne sıklıkla yeni bir şeyler deniyorsun? Bir şeyler öğrenmeyi sever misin yoksa iyi olduğun bir şeyde saplantılı bir şekilde kalır mısın?

Düşük özgüvene sahip insanlar kendi konfor alanları içinde saklanmaya meyillidirler. Risk almayı sevmezler ve onlar aslında başaracaklarına olan inançları yoktur. Senin konfor alanın seni muhtemelen özgüvensiz yapan şey oluyor bu durumlarda.

Yeni bir beceri öğrenmek sana başarma ve amaç kazanma hissi verecektir. Konforunun içinde olmayan bir konuda başarı sağladığında çok farklı bir gurur hissedersin.O kadar etkilidir ki 100 düşüncesin 90’nında başarız olacağını düşünmüşsün ama gel gör ki o 10 luk ihtimal tutmuş ve başarmışsın.

Yeni bir şey başararak kendine olan güveni inşa etmiş oluyorsun. Bu inanç ve güven sende başarısızlığa ulaşsan bile denemek için bir güven oluşturuyor. Ve bu da özgüvenini arttırıyor. Kim bilir özgüven artırmaya çalışırken hayatının tutkusunu bulursun belkide 😊

2.3: Özgüven Geliştir : Güzel Kok

Kokunun çoğumuz tarafından önemi önemsenmeyecek kadar düşüktür. Çoğu insan kokunun hayatımızdaki  Mental ve Fiziksel rolunun farkında varmaz.Örneğin senin koku alma hissin tüm modunu değiştirir.Bir koku seni heycanlandırırken bir diğeri seni korkutabilir ve ya sinirlendirebilir.

Hayatımızdaki bazı önemli anları kokular ile bağlarız.Örneğin çocukken anneniz bir kek yapmıştır yumurta ve yağ kokusunu ilerki yaşlarda aldığınızda o koku beyninizin limbik sistemine dokunur ve o nostaljik hatıralar gözünüzün önüne gelir ve çocukluğunuzda evdeyken o sıcak ve güven hissini tekrar hissedersiniz.

Koku hissi bu kadar güçlü olduğundan dolayı  sizde onu özgüvenizi arttırmak için kullanabilirsiniz.

2009 da Liverpool üniversitesinin bir araştırmasına göre farklı kokuların özgüvenizi ve özsaygınızı artırdığı görülmüş

İki erkek deneğe iki farklı parfüm sıkıyorlar ertesi gün daha iyi koku sıkılan kişi daha pozitif bir görüntü ortaya koyarken diğerinde negatiflik ve yorgunluk gözlemlenmiş.

Bu madde belki de yapılabilecek en kolay madde olarak düşünülebilir. Kaliteli bir koku sürdüğünden özgüveninde artıyor bu kadar basit.

2.4: Özgüven Geliştir : Az Tv izle

Çok fazla Tv izlemek kendine olan saygını düşürerek özgüvenini sakatlar.

Bir araştırma ise şöyle söylüyor. Tv başında harcadığınız süre kişisel değerinizi direkt olarak etkiliyor ve hangi programa baktığınız kesinlikle önemli değil. Bir dizi olabilir, survivor olabilir, talk Show olabilir hiç farketmiyor.

Fazla TV özgüven katilidir. Neden? Çünkü fazla Tv motivasyonunu düşürür.Çok fazla tv izleyenler spor yapmak ve ya uzun dönem amaçlarını gerçekleştirmek konusunda üşengeç davranırlar.

Hatta fazla tv izlemek bilişsel sorunlara da mahal vermektedir. Örnek vermek gerekirse konsantrasyon bozukluğu, hafıza zayıflaması vs. Yani Netflixte ve ya Survivora saatlerini harcamak yerine günde bir saatlik bir limit koy kendine. Bu şekilde daha temiz bir kafan olacak ve özgüveninde yavaş yavaş arttığını fark edeceksin.

2.5: Özgüven Geliştir : Günlük Spor Yap

Egzersiz yapmak fiziksel sağlığından tutta bilişsel olarak mutluluğuna,güzel görünmene kadar bir çok faktörü maksimum seviyede arttırıyor.Çok basitçe güzel görünürsen,güzel hissedersin.Günlük egzersizlerin senin güçlenmek ve de enerji ile dolmak olan fitness amacına ulaşmanı sağlarlar.İyi bir egzersiz rutini sonrası fiziksel ve mental olarak sanki her şeyi fethedebilecek gibi kendini her şeye yetebilir hissedersin. Bu zindelik hissi ve çoşku spor yapan her insanda oluşur.Spor yaptığında doğal ağrı kesici olan endorfin vücudunda salgılanır.Bu hormon modunu ve öz saygını yükseltir.

Eğer çok kötü bir mod şeklinde uyandıysan 15dklık egzersiz seni daha motive bir hala sokacaktır vr gününü kople değiştirecektir.Yeni işler yapmaya motive olmuş olacaksın ve sıkıntılı bir durumda karşılıştığında daha rahat olacaksın ve beynin daha iyi odaklanmış ve etkili düşünebilir hale gelmiş olacak

Muhtemelen egzersiz yapmanın faydalarını bir çok kez duymuşsunuzdur.Aynı anda vücüdunu güçlendirir,zihnin açar ve hedeflerini başarmanda yardımcı olur.Bu kadar faydasını göreceksin ama yapman gereken tek şey günlük yarım satini bu kadar şey için kurban etmek olacak.

Sonuç olarak eğer özgüven inşa etmeye çalışıyorsan spor yapmayı günün bir rutini haline getir.

Eğer spor yapmak isteyip nerden başlayacağını bilmiyorsan aşağıdaki linkten sana uygun bir şeyler bulabilirsin

Özgüveni Arttırmak İçin Spora Başlıyorum

2.6: Özgüven Geliştir : Yardım Et

İnsanlara yardım ederek de özgüveninizi arttırabilirsiniz.Birisine yardım ettiğinde beynimiz 3 hormon salgılar Dopamin Oksitosin ve Seretonin diğer bir değişle mutluluk üçlüsü.Bu kimyasallarlar sarıldığında veya övgü aldığında oluşan o samimi enerjik hissini verir.

Güldüğünde modunu yükseltirler ,uzun çalışma gününün ardından kendinle gurur duymana yardımcı olurlar. Nasıl biriysen ve nasıl biri olmak istiyorsan bunlar o şekli alırlar .Hatta  beynini ödüllendirerek seni motive eder ve öğrenmene yardımcı olur. Bu üçlü mutluluk ışığı seni daha yetenekli,güvenilir ve de değerli hissetmene yardımcı olur. Kim bu üç beş hormonun bu kadar şey yapmasını düşünülebilir ki?

Beynimizde bu kimyasalların salgılanmasını sağlayacak şeylerden bir taneside yardıma ihtiyacın olan birisine yardım etmektir.İnsanlar sosyal varlıklardır bu yüzden başkasının hayatında bir etki bıraktıklarında iyi hissederler. Onların stresini azaltarak kendi stresimizide azatmış oluruz.Peki neden?

Çünkü insan olarak bizler bakış açımızı değiştirebilme yeteneğine sahibiz.Diğer varlıkların hiç biri kendisini başkasının yerine koyamaz.Ama sen zor durumda olduğunu ve kimsenin sana yardım etmediği bir durumda ne olacağını hissedebilirsin.Başkasını bu negatif hisslerden uzaklaştırdığında beynimizdeki alturizm bölgesi çalışır.Ve bizi değerli ve önemli hissettiren hormonlar salgılanır.

Bazı insanlar bu yardımlaşma falan değildir kendini iyi hissetmek için başkasını kullanmaktır gibi sözcükler sarf edebilirler fakat yanlıştır.Gönüllülük dediğimiz şey budur.İki tarafında fayda sağlaması gayet makuldür.Kendine değer veremeyen bir insanın başkasına yardım ederek kendini değerli hissetmesinin hiçbir problemi yoktur.

* Altruizm kelimesi, Türkçeye özgecilik olarak çevrilen ve “başkası için” anlamına gelen Latince kökenli bir kavramdır. Özgecilik ya da Alturizm, birisine yarar sağlamak ya da onu zarardan ve kötülükten korumak dışında herhangi bir beklenti içinde bulunmadan yapılan yardım davranışıdır.

Nice Özgüvenlere.

Mizah Yeteneğini Nasıl Geliştirirsin?

0

Herkesin çekici olmak adına dünyada kabul ettiği durumlardan birisidir eğlenceli ve mizah sahibi birisi olmak.Peki mizah becerini nasıl geliştirebilirsin?Ve ya daha komik birisi nasıl olabilirsin?Ve ya espri yeteneğini nasıl kazanabilirsin? Hiç düşündün mü? İşte tüm sırları aşağıda youtube kanalımızda yayınladığımız Mizah Nasıl Geliştirilir adlı videoda iyi seyirler.

Videonun yazılı halini aşağıda bulabilirsiniz.

Mizah Becerini Geliştir Ve Daha Komik Ol

Mizah Nedir?

Mizahın çok fazla tanımı vardır. Herkese göre değişen tanımlamaların yanında benim tanımıma göre farklı birkaç şeyin bağlantısını oluşturarak insanları şaşırtma yeteneğine denir.

Mizah Yeteneği Nasıl Geliştirilir?

Mizah yeteneğini geliştirmenin iki yolu vardır

1)İçeriğini geliştirmek

2)Sunumu geliştirme

a.Mizah Yeteneği Geliştirme: İçerik Geliştirme

İçerik gelişimi bölümüne gelecek olursak;buradaki tüm amaç mizah çeşitliliğidir.

Eğlenceli olmak için insanları hazırlıksız yakalamalısın. Sadece bir mizah alanına yönelirsen.Tahmin edilebilir olursun.Ve tahmin edilebilirlik eğlenceli değildir. Mizahın bir çok türü vardır.Ve her türden biraz bir şeyler yapabilmek seni daha iyi bir mizah anlayışına sahip insan yapar. Bugün sizlere yaygın olan bir kaçından bahsedeceğim.

a.1. Mizah İçerik Geliştirme : Abartmak

Abartmak çoğu insan tarafından bilinen bir mizah şeklidir.kullanımı çok kolaydır.Öncelikle karşındaki kişi hakkında bir gözlemde bulunursun ve bu gözlemlerin sonucunda bir şeyi olduğundan daha fazla göstererek uygularsın.Bu şey ne kadar absurdse o kadar eğlenceli olur

Mesela birisi ile tanıştınız.Yaşınızı merak etti sizde ona tahmin et dediniz.Oda siz 30’sun ama 45 dedi.O iltifat ettin aslında 70 yaşındayım geçen gün dedenle tavla oynuyorduk beni hatırlamadın mı diyebilirsin 😊abartmayı her türlü konuda uygulayabilirsin. Hocanızın arkasından konuşurken,arkadaşınızın pintiliğinden bir çok konuda işe yarayan bir çözüm.

a.2. Mizah İçerik Geliştirme : Terse Yönlendirme

Terse yönlendirme buda genel hayatta çoğu insan tarafından kullanılan bir durum.Bir konuşma yaşanırken karşıdaki insanı bir yola sürüklüyorsun ardından ise sen tam tersi yoldaymışsın gibi onun karşısında çıkıyorsun.Örnekle çok iyi anlayacaksınız.

-Napıyorsun bu karantina günlerinde?

-Oh çok sıkıldım ya Corona beni bitirdi resmen.

-Haklısın ben o yüzden efes içiyorum 😊

İnce ama zekice bir yaklaşım..

a.3. Mizah İçerik Geliştirme : Hikaye Anlatıcılığı

İnsanları güldürmenin belkide en iyi yollarından biridir.Ayrıca insanlar ile bağ kurmanızı kolay bir şekilde sağlar.Hikaye anlatımınn bir diğer güzel yanı ise insanları hep bir can alıcı nokta ararlar bu şekilde hikaye olduğunda ise sonuna kadar bu noktayı götürebilirsiniz.İnsanlar neyin geleceğini asla bilemezler hikayeye pür dikkat odaklanırlar.

Mizaha götürecek en kolay hikayeler genelde utandırıcı ve absurd olanlardır.Bu mizah alanında iyi olmanız hikaye anlatma becerinizle orantılıdır.

a.4. Mizah İçerik Geliştirme : Sataşma

En etkili mizah alanlarındandır fakat kullanılırken çok çok dikkatli olmanız gerekmektedir. Burada bir insanın özelliğine dikkat çekerek o konuda ufakça onu dürtüyorsunuz.

Yapılırken gerçekten dikkatli olmak gereklidir çünkü insanlar bunu taciz ile karıştırabilir. Karşınızdaki kişi ile samimi olmadan bunu yapmanızı tavsiye etmem.

Örnek vermem gerekirse: Kız arkadaşınız temizlik hastası birisi. Onunla buluştunuz.Sonra o yemekler gelmeden masayı silmeye başladı. Ona dönüp el ele tutuşmadan önce de elimi mi sileceksin diye ufak bir nükte yapabilirsiniz.Fakat dediğim gibi herkeste bunu yapmayın.Bazı insanları kırılgan olabilir ve gerçekten yanlış anlayabilir

a.5. Mizah İçerik Geliştirme : Kinaye

Diğer bir mizah türümüzde kinaye.Kinaye düşündüğün şeyden çok çook açık bir şekilde farklı bir şey söylemek ile oluşuyor.

Mesela arabanız bozuluyor o gün işe yürüyerek gitmek zorunda kalıyorsunuz. Her yeriniz ter olmuş böyle işe gelmişsiniz.Arkadaşınızla konuşmaya başlamışsınız ve de ona diyorsunuz ki ya yürümek harika bir şey kalorileri yaktım mükemmel oldum tabi yüzünüzden sövdüğünüz belli arkadaşınızda gülüyor tabi 😊

a.6. Mizah İçerik Geliştirme : Rol Yapmak

Bir diğer mizah türümüz ise rol yapmak.Birisi ve ya bir şeymiş gibi görünmeye çalışmaya denir.İnsanlarda senin rol yaptığını anlayınca iş gerçekten komik olacak. Taklidi de bu forma sokabiliriz.

Sınıf arkadaşınızlasınız fizikçinizi taklit ediyorsunuz ve bu işte de başarılısınız.İşte size eğlence ve mizah😊

b. Mizah Yeteneği Geliştirme: Sunum Geliştirme

Burada da asıl olay insanlara yaklaşım tarzını geliştirmek.Yani eğlenceli bir sözsüz iletişim kanalların olması lazım.Burada ki kurallara bakacak olursak.

b.1 Mizah Sunum Geliştirme: Asla yaptığın Şakaya İlk Gülen Sen Olma

Mizah konusundaki en hassas olaylardan birisidir bu konu.İnsanları hazırlıksız yakaladığın anda olay komik olur fakat sen eğer yaptığın espriye böyle böyleydi dersen bu şey kimseye komik gelmeyecektir.

Dedim dedin ne oldu şimdi olmayın.

b.2 Mizah Sunum Geliştirme: Çevrene Göre Mizah Türünü Değiştir.

Bir alanda asla bağlantılı olma yaşa göre mizah türlerine olan yatkınlık değişecektir.Küçük bir çocukla muhabbet ettiğinizde onlara rol yaparak taklit yaparak güldüre bilirken,gençleri abartı ve ya sataşma ile güldürebilirsiniz.O yüzden çevrene göre mizah türünü değiştir.Tek bir şeye bağlı kalma.

b.3 Mizah Sunum Geliştirme: Öz güvenli Bir Vücut Diline Sahip Ol.

Çoğu insan komik olayım diye kendini zorlayarak kendini gergin gösteriyor bu da karşıdaki insanın size karşı düşüncelerini otomatik olarak etkiliyor.Bu gerginlik durumunu hızlı konuşmaktan kaçarak,çok kımıldama-yarak,ve vücudunu açarak uzaklaştırabilir sin kendinden ve daha öz güvenli bir duruş sergileyebilirsin bu yolla.Unutma beden dili sözlü iletişimden daha büyük bir etki yaratır insanlar üzerinde.

b.4 Mizah Sunum Geliştirme: Sakin Ol

Herkes her espriyi anlayacak diye bir şey yok bazen sap sap ortaya bakacak insanlarda mutlaka olacak sen o espride kalma yoluna devam et.

not: Ve bu mizah yeteneğini geliştirmenin belki de en iyi yollarından birisi komedyenleri izlemek onların yaptıklarını yapmaya çalışmak.

Seviye 5-6 İngilizce Hikaye Kitapları (pdf)

4
ingilizce kitap pdf

İngilizceyi geliştirmenin en önemli yollarından birisinin seviyenize göre ingilizce kitap okumak diğerinin ise seviyenize göre İngilizce dinlemek olduğunu Doğal Yaklaşım ile İngilizce Öğrenmek yazısında paylaşmıştım.

Öncelikle İngilizce seviyenize göre bir seçimde bulunup bu İngilizce edinim çalışmasına katılmalısınız.İngilizce seviyenizi merak ediyorsanız İngilizce Seviyesi yazımızı okuyabilirsiniz.Seviyenizi öğrendikten sonra aşağıdaki seviyenize göre sınıflandırılmış kitaplardan başlayabilirsiniz.

Bu yazımızda ise sizlere diğer seviyeleri bitirdiyseniz ve sıkıntınız kalmadıysa artık son iki seviye olan 5-6 seviyesindeki kitapları sunacağım.Bu kitapları okuduğunuzda anlamakta sıkıntı çekmeyip,sözlüğe sürekli bakma ihtiyacınız kalmıyorsa seviyenizi arttırmanızı tavsiye ederim.Bu seviyeye gelen birisi İngilizceyi baya bir halletmiş demektir.Bu seviyelerden sonra romanlar,gazeteler,dergiler ve elinizde hangi materyaller varsa onları okumaya başlayabilirsiniz.

Eğer kendinizde hala bir eksiklik hissederseniz lütfen ya seviyenizi kontrol edin.Ya da daha fazla kitap okumaya çalışın.Eğer kitap kaynaklarına ulaşamıyorsanız da yorum yapmanız yeterli olacaktır.

5-6. Seviye İngilizce Okuma Kitapları Pdf

1)More Tales from Shakespeare (İngilizce kitap)

2)Prime Suspect (İngilizce kitap)

3)The Body (İngilizce kitap)

4)The Mayor Of Caterbridge (İngilizce kitap)

5)The Firm (İngilizce kitap)

6)The Pelican Brief (İngilizce kitap)

7)Misery (İngilizce kitap)

8)The Enemy (İngilizce kitap)

9) Meteor and Other Stories (İngilizce kitap Oxford Bookworms)

10) The Riddle of the Sands (İngilizce kitap Oxford Bookworms)

11) Do Androids Dream of Electric Sheep (İngilizce kitap Oxford Bookworms)

12) The Accidental Tourist (İngilizce kitap Oxford Bookworms)

13) The Woman in White (İngilizce kitap Oxford Bookworms)

14) Cry Freedom   (İngilizce kitap Oxford Bookworms)

15) Wuthering Heights (İngilizce kitap Oxford Bookworms)

16)Tess of the d’Urbervilles (İngilizce kitap Oxford Bookworms)

17) American Crime Stories (İngilizce kitap Oxford Bookworms)

Arkadaşlar 5 ve 6 seviye İngilizce hikaye kitapların hepsi bu kadar bu seviyeyi geçtiğinizde roman okuyabilirsiniz.Linklerde sıkıntı olduğunu görürseniz bize bildirmeyi unutmayın.

Seviye 4 İngilizce Kitap Önerileri (PDF)

4
İngilizce Hikaye Pdf

İngilizce öğrenirken en önemli unsurun input yani girdi olduğunu söylemiştik.Bu girdilerin sağlanması için bol bol İngilizce kitap ve İngilizce dinleme yapmanız gerektiğini belirtmiştik.İngilizce öğrenmede sorunlar yaşıyorsanız İngilizce nasıl öğrenilir diyorsanız öncelikle Doğal Yaklaşım Metodu ile İngilizce Öğren yazımıza bakabilirsiniz İngilizce kitap ve İngilizce dinleme yaparak İngilizce seviyenizi her geçen gün arttırabilirsiniz.Bu bölümde ise sizlere İngilizce kitap önerilerini sunacağız.

Öncelikle İngilizce öğrenmeye yeni başlayanlar için diğer İngilizce Kitap Seviyelerinden başlanması uygundur.Diğer seviyelere aşağıda ki kutucuktan ulaşabilirsiniz.

Yukarıda ki linklerden seviyenize göre İngilizce kitaplara ulaşabilirsiniz.

4.Seviye İntermediate İngilizce Hikaye Kitapları (PDF)

1)Litle Woman İngilizce Pdf

2)Gladiator İngilizce Kitap Pdf

3)Primary Colors İngilizce Kitap Pdf

4)The Godfather İngilizce Kitap Pdf

5)The Time Machine İngilizce Pdf

5 Tane 4.seviye İngilizce hikaye kitabı sizin için eğer diğer 3 seviyeyi de okuduysanız yeterli olacaktır.Yeterli olmadığını düşünüyorsanız daha fazla ingilizce içerik yayınlamamız için bizlere yorum yapabilirsiniz

Seni Kendine Getirecek Motivasyon Videoları

0

Yine içinde bir daralma,bunalma,başarısızlık hissi var ve bu hislerden artık sıkıldın,bir an önce yeni şeylere odaklanmak motive olmak istiyorsun.Bu isteğini bildiğim için sana özel kendi seslendirdiğim sana motivasyon kazanmada epey bir yardımcı olacak motivasyon videoları listesini aşağıda paylaşıyorum.Ama öncelikle seninle iki laflamak istiyorum

Öncelikle motivasyonunu artırmanda yardımcı olacak içerikler şunlar:

Motivasyon Senin Hayatın Senin Kararların

Kalıcı Motivasyon Sağlayacak 5 Alışkanlık

Yukarıdaki yazılarımız ile motivasyonuna bir nebze iyilik yapabilirsin.

Motivasyon Videoları Sana Motivasyon Kazandırır mı?

İnsan sürekli kötü hissetmeye gerçekten meyillidir.Yataktan bir saat geç çıksan bile bu senin moralini,motivasyonunu ciddi anlamda etkileyebilir ve de o günden sana hayır gelmez.Peki motivasyon videoları senin motivasyonunu arttırabilir mi?

Pek tabi evet ama bir de şöyle bir görüntüsü vardır bu yolun. Motivasyon videoları konuşmaları seni anlık olarak motive edebilir çalışmanı sağlatabilir hatta gününü bile mutlu geçirmeni sağlayabilir ama yinede sadece bu motivasyon videolarına bağlı kalarak yaşamak sence ne kadar doğrudur?Bir bağımlılık gibi düşündürmeye başlıyor.Hep duymuşsunuzdur sigara içenlerden ya ben sigara içiyorum mutlu oluyorum içmediğim an ise aşırı mutsuz,sinirli oluyorum vs.Dikkat ettiysen bağımlılık semptomları bu şekildedir.Peki motivasyon videoları izlememeli misin?

Elbette buna da koca bir hayır diyorum.İzlememeni tavsiye etsem bir motivasyon video editi için 8 saat uğraşır mıydım sence?Peki motivasyon videoları nasıl izlenmeli?

Motivasyon Videoları Nasıl izlenmeli?

Motivasyon videolarını arada izlemeni şiddetle tavsiye ederim ama bundan daha önemli unsur ise senin kendi kendine disiplin sanatını öğrenmiş olman.Disiplin motivasyon gibi geçici değil uzun dönem motive kaynağıdır.Kendi kendine disiplin sanatını geliştirdiğinde o motivasyon videolarına ihtiyacın bile olmayacak arada açıp keyiflenmek için izleyeceksin sadece.

Çok konuştum de mi hadi listeye geçelim :

Motivasyon Videoları – Yap Motivasyon videosu

Motivasyon Videoları – Başla Motivasyon videosu

Motivasyon Videoları – Değişim Motivasyon videosu

Yukarıda görmüş olduğunuz motivasyon videoları sizlerin anlık motivasyon ihtiyacını sağlayacaktır.Fakat dediğim gibi kendi kendinizi disiplin etmezseniz hiç bir motivasyon videosu sizde kalıcı tesir bırakmayacaktır.

Seviye 3 -Pre intermediate -7 İngilizce Hikaye Kitap Önerisi(Pdf+ses)

2

İngilizce öğrenirken en önemli unsurlardan bir tanesinin kitap okuma olduğunu,doğal yaklaşım metodu ile İngilizce dilini kolay bir şekilde öğrenmek için yapay ortamda dinleme ve okuma yapmamız gerektirdiğini doğal yaklaşım yazımızda anlattık.

Bu yazıyı okuyorsan ve dil öğrenmeye yeni başladıysan öncelikle seviye 1-2 olan kitap serisii bitirmeni tavsiye ederim sonrada buraya gelebilirsin

Orta seviye, Pre intermediate İngilizce Hikaye Kitapları ile İngilizce Geliştir

1) İngilizce Hikaye Kitapları- Dante’s Peak

2) İngilizce Hikaye Kitapları- Mysteries of the Unexplained

3) İngilizce Hikaye Kitapları- The Romans

4) İngilizce Hikaye Kitapları- The Count of Monte Cristo

5) İngilizce Hikaye Kitapları- The Incredible Journey

6) İngilizce Hikaye Kitapları- Hampton House

7) İngilizce Hikaye Kitapları- A Christmas Carol

İngilizce Seviye 3 Kitaplar Öncesi Bakman Gerekenler

Önceden de üzerinde durduğumuz üzere kitapları okumadan doğal yaklaşım üzerine yazdığımız yazıları mutlaka okumalısın.Hatta youtube kanalımızda ki 6 dakikada İngilizce öğren videosunu da izleyebilirsin .

Sonra ise Seviye 1 İngilizce Kitapları okumalısın. Eğer nereden bulabileceğini bilmiyorsan alttaki bölümden Seviye 1 ve Seviye 2 İngilizce Hikaye Kitaplarını bulabilirsin.

Uyarı:Linklere tıkladıktan sonra 5 saniye bekleyip devam et butonuna tıklayarak kitaplara ulaşabilirsiniz.Linklerde hata olduğunu gördüğünüzde bize bildirin.Teşekkürler.

İngilizce Öğrenmek İçin 3 Doping Youtube Kanalı

0

İngilizce Öğrenmek İçin Doping Youtube Kanalı ne demek ?

Günümüzde en çok karşımıza çıkan problemlerden biri: Yabancı Dil. Elinizin altında internet gibi bir açık deniz varken kurslara neden ihtiyaç duyasınız ki? Ancak deniz bu denli uçsuz bucaksız olunca, etrafınıza bakıp kulaç atacak yön bulamamak çok olası. Bu yazımda size atabileceğiniz en faydalı 3 kulacı tanıtacağım: İngilizce Öğrenmek İçin Youtube Kanalları

   Google arama motorunda “İngilizce Geliştirmek İçin Youtube kanalları, İngilizce Öğrenmek İçin Youtube Kanalları” şeklinde ufak bir arama yapacak olsanız dahi önünüze onlarca, yüzlerce Youtube kanalı ismi çıkacaktır. Yüzlerce seçenek arasından size en faydalı olanı bulmanız zor olsa gerek. İşinizi kolaylaştırıyoruz; maksimum verim alabileceğiniz İngilizce öğrenmek için Youtube kanalları sayısını üçe indiriyoruz. Tavsiye edeceğim, İngilizce öğrenmenize yardımcı olacak, İngilizcenizi geliştirmeye yarayacak Youtube kanallarına ben İngilizcenizi geliştirmeye yarayacak 3 doping Youtube kanalı diyorum

Youtube’dan İngilizce Öğrenmek

İngilizce öğrenmek için Youtube nimetinden faydalanmak istiyorsanız bu yazıda size tavsiye edeceğim 3 doping tam size göre 🙂 Peki “Youtube videolarından İngilizce nasıl öğrenilir ?” sorusuna derinleme bir cevap arıyorsanız buradan ulaşabileceğiniz yazımızdan ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. İngilizce Öğrenmek İçin Youtube videolarından nasıl faydalanabileceğinizi o yazımızda teorik olarak uzun olarak açıkladık. Burada ise “Youtube’dan İngilizce öğrenme işini nasıl pratiğe dökebiliriz”i ele alacağız. Hadi Başlayalım 🙂

Doğal Yaklaşım Metodu Nedir ?

   “Dil bilgisinde iyiyim ama konuşamıyorum” diyorsanız problem sizde değil üzülmeyin; problem, bir yabancı dili nasıl öğrenebileceğinizin size öğretilmemiş olması. Yabancı dil ediniminin en kalıcı yolu Dr.Krashen ve Tracy Terrell tarafından ortaya konulan Doğal Yaklaşım Metodudur. Bu yöntem; dil öğreniminin, küçük bir çocuğun anadilini öğrendiği gibi olması gerektiği esasına dayanır. Bir yabancı dilin kalıcı olarak nasıl öğrenilmesi gerektiğini öğrenmek istiyorsanız buradan doğal yaklaşım metoduyla ilgili yazımıza göz atmalısınız. Doğal yaklaşım metoduyla ilgili kısa bir bilgilendirme yaptıktan sonra hemen “İngilizce Öğrenmek İçin Youtube Kanalları” konumuza geri dönüyoruz.

İngilizce Öğrenmek İçin Youtube Kanalları

   Buradan ulaşabileceğiniz yazımızı okuduysanız İngilizce öğreniminde dinleme çalışmalarının önemini biliyorsunuz demektir. İngilizce öğrenmek için Youtube kanallarını kullanarak binlerce km öteden ücretsiz olarak evinize özel eğitmen getirebilirsiniz 🙂 Dili öğrenebilmeniz için eğitmenin yanınızda oturuyor olması gerekmiyor, onu duymanız yeterli.

Başlangıç Seviyesindeyseniz Bu Kanal Tam Size Göre

İngilizce Öğrenmek İçin Youtube Kanalları | Youtube İngilizce Öğrenme Videoları
İngilizce Öğrenmek İçin Youtube Kanalları | Youtube İngilizce Öğrenme Videoları

   Tavsiye edeceğim İngilizce öğrenmek için Youtube kanallarından ilki bu linkten ulaşabileceğiniz Learn English with EnglishClass101.com isimli Youtube kanalı. Aynı zamanda düşük bir meblağ ile üye olabileceğiniz www.EnglishClass101.com isimli bir internet sitesine sahip olan bu Youtube kanalının, Youtube içerikleri tabi ki ücretsiz. Sayıca çok fazla ve İngilizce seviyesi olarak her seviyeden insana hitap edecek zengin içeriklere sahip bu kanalın en büyük avantajı, hazırladıkları içeriklerin görsellikle zenginleştirilmiş olması. İçeriklerin İngilizce öğrenme videoları şeklinde hazırlanmış olması henüz başlangıç seviyesindeyseniz hızlı ilerlemek için büyük bir avantaj. İngilizce öğrenmek için Youtube kanalları arasında profesyonel bir ekip tarafından hazırlanan bu Youtube kanalının içeriklerini düzenli olarak takip ettiğinizde gelişme hızınıza siz bile şaşıracaksınız.

Grameriniz İyi Fakat Duyduğunuzu Anlayamıyor Musunuz ?

İngilizce Öğrenmek İçin Youtube Kanalları | Youtube İngilizce Öğrenme Videoları
İngilizce Öğrenmek İçin Youtube Kanalları | Youtube İngilizce Öğrenme Videoları

   “Gramerim iyi fakat pratiğim zayıf” diyorsanız tavsiye edeceğim İngilizce öğrenmek için Youtube kanallarından ikincisi buradan ulaşabileceğiniz “Speak English With Vanessa” Youtube kanalı. Enerjik konuşmasıyla içeriklerini sıkılmadan izleyebileceğiniz, İngilizcenizi geliştirmeye yarayacak bu Youtube kanalından daha etkin faydalanabilmeniz için A2 ve üstü seviyede İngilizce biliyor olmanız yeterli. İngilizce seviyenizi bilmiyorsanız buradan ilgili yazımıza ulaşabilirsiniz. İngilizce öğrenmek ve İngilizcenizi geliştirmek için, Youtube kanalları arasından en faydalı bulduğum kanal olmasının sebebi İngilizcenin gündelik kullanımı hakkında çok fazla bilgi vermesi. Yani Vanessa Hocamız binlerce km öteden sadece evinize gelmiyor, yaşadığı çevreyi,sokağı,caddeleri,yaşamı da evinize getiriyor 🙂

“Alt yazı Olmadan Dinlediğimi Anlamıyorum” diyenlerden misiniz ?

      Tavsiye edeceğim İngilizce öğrenmek için Youtube kanallarından üçüncüsü ise buradan ulaşabileceğiniz “Go Natural English” Youtube kanalı. İngilizce eğitmenimiz Gabby, içimizi ısıtacak samimi ve akıcı konuşmasıyla dinleme çalışmalarımızı eğlenceli hale getiriyor. “Alt yazı olmadan dinlediğimi anlamıyorum” diyorsanız Gabby Hocamızın akıcı ama sade üslubunu alt yazısız takip etmenizi tavsiye ediyorum.

Seçeneklerle Vakit Kaybetmeyin, Hedeflerinize Yürüyün

“Q&A with Mark” isimli bir soru-cevap etkinliğinde Mark Zuckerberg neden hep aynı tişörtü giydiği sorusuna verdiği cevabının videosunu buraya tıklayarak Youtube üzerinden izleyebilirsiniz,böylece aynı zamanda 1 dakikalık da olsa bir dinleme çalışması yapmış olursunuz 🙂 Cevabı kısaca özetleyecek olursam; Zuckerberg cevabında, “Her gün ne giyeceğim” düşüncesine zaman ve enerji harcamadan asıl işine odaklanmaya çalıştığını söylüyor ve o gün ne giyeceğini, kahvaltıda ne yiyeceğini seçmek gibi küçük kararların bile aslında insanı bir şekilde yorduğunu belirtiyor. Bunu kafasından sallamıyor tabi ki 🙂 Bilimsel bir teoriye dayandırıyor.

Eski ABD Başkanı Obama aynı konu hakkında “Gördüğünüz gibi, takım elbiselerim sadece gri ve mavi. Karar vermem gereken şeylerin sayısını azaltmaya çalışıyorum. Ne yiyeceğim veya ne giyeceğim hususunda düşünüp kararlar almak istemiyorum. Çünkü bunlar hariç çok daha önemli kararlar almak zorundayım.” diyor. “İngilizce öğrenmek için Youtube kanalları başlığıyla bu anlattığının ne alakası var” dediğinizi duyar gibiyim, hemen bağlıyorum lütfen hatta kalınız 🙂

Ufak kararlar da olsa sabahtan akşama kadar bir çok karar veriyoruz ve farkında olmasak da verdiğimiz kararlar, daha sonra vereceğimiz kararları etkiliyor. Karar verme yoğunluğunu azaltmamız, önemli konularda vereceğimiz kararları daha etkin kılmak için çok önemli. İngilizce öğrenmek için Youtube gerçekten bulunmaz bir deniz. Youtube etkin şekilde kullanılarak başka hiçbir şeye gerek kalmadan İngilizce öğrenilebilir, yeter ki izleyeceğiniz yolu iyi belirleyin. Seçeneklerin arasında karar vermek için vakit harcamaktansa vaktinizi hedeflere ulaşmak için harcayın ve başarın

Motivasyon Müzikleri: İçindeki Süper Kahraman

1

Hayranı olduğun süper kahramanları düşün. Kritik zamanlarda sahneye çıktıkları an gümbür gümbür bir müzikle nasıl da havalı gözüküyor değil mi? Sende doğru motivasyon müzikleri sayesinde enerjini arttırabilirsin. Kendi hayatının süper kahramanı olarak senin de sahneye çıkma vaktin gelmedi mi?

Sanal veya gerçek her süper kahramanın bir motivasyon müziğine ihtiyacı olduğu gibi biz mazlumların da günlük hayatta bizim motivasyonumuzu arttıracak, motivasyon müziklerine ihtiyacımız var. Çünkü günlük hayatta hoşuna giden bir ritim duyduğunda bile gözle görülür oranda enerjin artıyor, mutlu hissediyorsun. Spor yaparken veya ders aralarında müzik dinlemek kendini yaptığın işe daha iyi odaklamana yardımcı olur. “…The eye of the tiger, it’s the thrill of the fight..”, bu müziği duyman bile seni sıradaki zorlukla savaşmaya hazır hale getiriyor. Artık kendi motivasyon müziklerini keşfedip bir Luke Cage(Marvel karakteri) olup Harlemi, dostlarınızı veya dünyayı kurtarabilirsin!

Müzik artık hayatının bir parçası. Ona hayatının her yerinde ulaşabiliyorsun. Hatta artık istemesen bile sokakta yürürken kulağına çarpıyor. Ulaşılması bu kadar kolayken neden bir kişisel gelişimci olarak kulaklığını takıp gün içinde enerjik ve mutlu hissettiren motivasyon müzikleri dinlemeyensin ki.

Müzik bizi düşündüğümüzden daha çok ferahlatıyor tıpkı yakın bir arkadaşla sohbet ediyormuşuz gibi ya da çok eğlendiğimiz bir hobiyi yapıyormuş gibi. Müzik yaratıcılığımızı, motivasyonumuzu ve çoğu konuya bakış açımızı değiştiren dil öğrenmek gibi sihirli bir enstrüman.

BİLİMLENELİM:

 Günlük uğraşların bazen çok stresli olabilir. Ancak müzik dinlemek bu streste senin imdadına yetişecek. Yapılan pek çok araştırmaya göre müzik dinlenmenin sayılamayacak kadar çok yararı var. Stres ve kaygını ciddi oranda azaltırken, hafızanı güçlendirip, yaratıcılığını arttırır vs.

Doğru motivasyon müzikleri seni hayatının pek çok bölümünde yapıcı değişiklikler yapmaya iter. Çünkü müzik zihnin her yönde gelişmesini sağlayarak yaratıcılığının da artmasına yardımcı olur. Bu yüzden motivasyon müziklerini bul ve stresinin azalmasına, yaratıcılığının artmasına, daha mutlu hissetmene izin ver.

“Hayatta müzik lazım değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar insan değildirler. Eğer söz konusu olan hayat insan hayatı ise müzik mutlaka vardır. Müziksiz hayat zaten mevcut olamaz.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

Bazen hayatında hedeflediğin şeylere ulaşmak için uzun planlar yaparsın. Ancak bu uğurda çabalarken zamanla motivasyonun azalır. Hatta bazen bu hedeften geri dönmek istersin. Böyle zamanlarda küçük güç kazandırıcı aktiviteler sana iyi hissettirir. Ve tekrar hedeflerine koşma motivasyonu kazandırır. Mesela hedeflerini bir kağıda yazabilirsin, uğraş verdiğin hedefteki maddeleri ayıklayıp senin için önemsiz olanları atabilirsin veya hedefine yenilerini ekleyebilirsin.

Ben bunların hepsinin senin motivasyonunu arttıracağına ve koruyacağına inanıyorum. Ancak zihnimiz bazen günlük motivasyon için ufak farklılıklar ister. Özellikle her an kolaylıkla erişilebilir, çok fazla zaman ve çok fazla masraf istemeyen farklılıklar.

Sana iyi hissettiren motivasyon müzikleri şu pes etmeye yaklaştığın zor günlerde aradığın farklılık olabilir. Bir anda çalan “Final Count Down” müziği kadar pes etmeni engelleyecek ve seni güçlü hissettirecek çok az şey biliyorum şu hayatta.

Hadi kendimize bir çalma listesi oluşturalım.

Senin Motivasyon Müzikleri Çalma Listen:

Şimdi sana kişisel bir çalma listesi hazırlama zamanı. Böylece her zaman ve her yerde rahatlıkla motivasyonunu yükseltebileceksin. Öncelikle listeye sadece 5 müzik ekleyerek başla 5 az gibi gelebilir ancak sıkıldıkça listeyi tamamen güncelle böylece 20-25 tane şarkıyı sürekli dinlemek yerine sürekli yeni şarkılar dinleyeceksin. Bu müziklerde aradığımız özellikler çok önemli:

  • Müzik sana enerjik ve mutlu hissettirmeli.
  • Sana hayattaki amaçlarını hatırlatmalı
  • Bu amaçlara güçlü bir şekilde ilerlemene yardımcı olmalı.
  • Ve senin kendinin daha değerli hissetmeni sağlamalı.

Yani bu listeden anlayacağı gibi motivasyon müzikleri seni geliştirmeli. Bu listeyi yapmaya telefondaki günlük enerjini düşüren arabesk veya gereksiz duygusal müzikleri silerek başlayabilirsin. Yanlış anlaşılmasın sanata saygımız sonsuz ancak senin enerjini sömüren ve mutluluğunu azaltan şey sanat değildir hocam. Üzgünüm.

Bu işlemleri anladığımıza göre sırada çalma listemize isim vermek ve kendimiz için bir takma ad bulamak var. Bu listenin temiz olması çok önemli yani daha önce dinlediğin bir şarkı olmasın, sıfırdan başlıyoruz. Ve ardından dinlerken gerçekten iyi hissettiğin 5 adet motivasyon müziğini bu listeye ekliyorsun. Ve bu 5 müziği sürekli güncelliyorsun unutma her yeni müzik yeni bir bakış açısıdır.

ÖRNEK BİR MÜZİK LİSTESİ :

Listedeki müziklere takılmayın lütfen sürekli söylediğim gibi kendi sevdiğiniz müzikleri kullanın.

Çalma Listesi İsmi : Süper Kahraman

Takma İsmin : ECK

Müziklerin (5 Tane)*:

  • Miyagi – Captain
  • John Lenon – İmagine
  • AC/DC - Back In Black
  • X Ambassadors, Jamie N Commons – Jungle
  • Rag'n'Bone Man – Human

Unutma müzik evrenseldir. Anlayıp anlamamanın zerre önemi yok önemli olan senin hayatın, sen dinlerken gerçekten enerjik ve mutlu hissediyorsan çalma listende neyin olduğunu hiçbir önemi yok.

Müzik dünyayı değiştirebilir çünkü müzik insanları değiştirir.”

Bono

Oynat Tuşuna Bas

Evet beklenen an geldi. Listemiz tamam, şimdi yapmamız gereken tek şey oynat tuşuna basmak ve favori motivasyon müziklerini dinlemek. Artık günlük problemlere karşı senin motivasyonunu düşüren değil, yanında sana destek sağlayıcı bir müzik listen var.

Bu şekilde bir listeyle gününü daha verimli yapabilirsin.

Hadi Oynat Butonuna Bas.